RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH IN ADIYLA




Ey Mevtâ!

29/6/2009



Düne kadar aboneydin harama
Hep derdin ki, sözüm geçer parama
Şimdi musallada boşa arama
Banka vezneleri yok tabutların
Söyle biraz avans versin putların


Tapular bıraktın valiz dolusu
Varisler şimdiden kurdular pusu
Niye getirmedin? hayret doğrusu!
Gerçi bagajları yok tabutların
Bir taksi tutardı sana putların


Ahlak felsefende çağdaşlık maşa
Üç beş fahişeyle güreştin başa
Haydi bu gece de kaçamak yaşa
Gümüş şamdanları yok tabutların
Birkaç mum getirsin söyle putların


Hep aşkta kazandın verdin kumarda
Dolaşmalı derdin rakı damarda
Biraz ayıldın mı? Bu son şamarda
Amerikan barı yok tabutların
Söylede cintonik versin putların


Nerde şimdi beş yıldızlı oteller
Ohüzzam faslına dem tutan eller
Nerde o dans eden incecik beller
Dansözü şantözü yok tabutların
Zil takıp oynasın şimdi putların


Yaşarken sende bir saplantı vardı
Minareler sanki sana batardı
Hele sabahları tependen atardı
Gördün ya konforu yok tabutların
Söyle de bir döşek sersin putların


Hani Kur'an diyen sence yobazdı
Hani o yobaza her zulüm azdı
Az önce mezarcı yerini kazdı
İmdat düğmeleri yok tabutların
Üzülme kurtarır seni putların


Ne kadar büyüktü dindara kinin
Hacıya hocaya uzardı dilin
Konuşsana mevta bitti mi pilin
Oksijen tüpleri yok tabutların
Söylede bir nefes versin putların


Uyandım diyorsun lakin boşuna
Gördün bakmıyorlar hiç gözyaşına
Ey mevta! kaldın mı yalnız başına?
Cumuk yasaları yok tabutların
Söyle bir avukat tutsun putların

Cengiz Numanoğlu

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Yüzdeki secde nişanı ...

29/6/2009 -Kategori: Namaz



Bu nasıl olabilir? İmanla küfür, secde ile secdesizlik nasıl olur da bu kadar dışa akseder? Her halde söz konusu aydınlıkla karanlığın "misal alemi"ne yansıyan, bir de fotoğrafı olsa gerektir.

Allah Tealâ müminleri tarif ederken bu inceliğe dikkat çekerek şöyle buyuruyor: "Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır." (Fetih, 29). Onları her yerde tanırsınız. Özellikle teheccüd namazına devam edenlerin yüzleri her zaman ay gibi parlar. Onların pırıl pırıl yüzlerini gördükçe içinizden ister istemez bir muhabbet, bir mehabet ve bir hürmet hissedersiniz. Hatta kılık kıyafetinden hiç belli etmediği halde yolda, otobüste karşılaştığınız bu insanlara "hocam" diye hitap edersiniz. "Yüzlerinde nimetin parıltısını tanırsın." (Mutaffifîn, 24)

Şuurlu ve olabildiğince gafletsiz namaz kılan mümin, her yerde farklıdır. Ahirette "Bir takım yüzlerin ağardığı gün" (Âl-i İmran, 106) ışıl ışıl parlayan abdest uzuvları ve secde emareleriyle öndekilerden daha öndedir. Belki de herkese parmak ısırtırcasına "Çekilin Hz. Muhammed s.a.v.'in ümmeti geliyor" dedirtecek saffetiyle melekleri dahi imrendirecektir.

--
"Bazen bir kuyuya benziyor hayat; kör, pis, zehirli bir kuyuya. Boğuluyorum, ölüme koşacak mecalim kalmıyor, kimseyi görmüyor gözüm. Sevdiklerim yabancılaşıyor. Kitaplar tuğla oluveriyor birden. Dostlarımın sesini tanımıyorum. Varlığım bir tele asılıyor. Bir kâbus bu, bir hastalık. Gözlerimi kaybettikten sonra bu kuyuya sık sık düştüm... İstediğini yapamamak, sakatlığımdan doğan bir aciz"

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

yattiginda da aklindan cikmasin...

29/6/2009 -Kategori: Hadis


Ebu  Hureyre’den (RA):

“Efendimiz şöyle buyurdu:

-         Kim bir yerde oturur, Allah’ı (cc) zikretmezse,

Allah’a karşı aleyhinde bir eksikliktir.

Kim bir yatağa yatar, Allah’ı (cc) zikretmezse,

Allah’a karşı aleyhinde bir eksikliktir. 

Ebu Davud; Kitabı’l-Edeb; 4856, 5059


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

40 Hadis...

29/6/2009 -Kategori: Hadis



1. Bir adama din kardesi danisir ve o da bilerek kendisine isabetsiz sey izhar ederse, o kardesi ona hiyanet etmis olur.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

2. Bir adam size Allah'in adini vererek siginirsa, siz onu himayenize alin. Allah adini vererek bir sey isterse bos cevirmeyin. Allah adini vererek himayenize alinmak isterse alin. Birisi sizi davet ederse icabet edin. Size bir maruf (iyilik) yaparsa karsiligini verin. Eger karsilik verecek bir sey bulamazsaniz eseri gorulunceye kadar ona dua edin. Ki, boylece onu mukafatlandirmis olursunuz.

Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)

 

3. Bir kimse dunyadan kacirdigi bir seye esef ederse, Cehenneme 1000 yillik yol yaklasir. Ahiretten fevt ettigi bir seye esef ederse, Cennete 1000 yillik yol yaklasir.

Ravi: Hz. Ibni Amr (r.a.)

 

4. Bir kimse bir adamin eliyle musluman olursa, Cennet o araciya vacip olur.

Ravi: Hz. Ukbe (r.a.)

 

5. Cennete mustak olan kimse hayrata kosar, Cehennemden korkan kimse sehvetten kacar, olum gozunun onunde olan da ragbetlerden kendini kasar. Dunyada ragbeti olmayana musibet hafif gelir.

Ravi: Hz. Ali (r.a.)

  

6. Bir kimsenin satin aldigi on dirhemlik elbisede bir dirhemi haram olsa, o elbise onun uzerinde bulundukca Allah onun namazini kabul etmez. (Yani hayrini gormez)

Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)

 

7. Bir kimse bir ihtiyaca dusse de bunu insanlara duyursa, ihtiyacinin arkasi kesilmez. Allah'a arz ederse onu bu ihtiyactan kurtarir, ya acil olumle veya acil zenginlikle. (Her ne suretle olursa oyle)

Ravi: Hz. Ibni Mes'ud (r.anhuma)

 

8. Bir kimse dunyaya mahzun olarak sabahlarsa, Rabbine kuskun olarak sabahlamis olur. Kim kendisine isabet eden musibetten dolayi sizlanir, sikayet ederek sabahlarsa Allah'tan sikayet etmis olur. Kim bir zenginin yaninda kuculurse dininin ucte ikisi gider. Bir kimse de Kur'an ogrendigi halde Cehenneme girmisse, ayetleri oyuncak etmis de oyle girmistir.

Ravi: Hz. Ibni Mes'ud (r.anhuma)

 

9. Bir kimse din kardesine doyasiya ekmek yedirse ve kanasiya su icirse, Allah onu Cehennemden yedi hendek uzaklastirir ki, her bir hendek yedi yuz yillik yoldur.

Ravi: Hz. Ibni Amr (r.a.)

 

10. Bir kimse bir mu'mini acligindan doyana kadar yedirse, Allah onu Cennete, kapilarindan oyle bir kapidan alir ki, oradan onun gibi olmayan kimseyi iceri almaz.

Ravi: Hz. Muaz (r.a.)

  

11. Allah bir adama yemek nasip ederse soyle desin: "Allahumme barik lena fihi ve at'imna hayran minhu." (Yarabbi bu yemegi hakkimizda mubarek et ve daha hayirlisini da ver.) Kime de Allah sut icmek kismet ederse soyle soylesin: "Allahumme barik lena fihi ve zidna minhu." (Yarabbi mubarek et ve ziyade et.) Zira sutten baska yemek ve icmek ihtiyacini karsilayan sey yoktur.(Zemzem mustesna)

Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)

 

12. Bir kimse kardesinin yazisina izinsiz bakarsa, sanki atese bakmis olur.

Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)

 

13. Bir kimse bir muslumanin kaninin akmasina bir kelimenin ucuyla bile yardim etse, kiyamette alnina, "Allah'in rahmetinden payi yoktur" diye yazilir.

Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)

 

14. Bir kimse bir muslumana bir sozle yardim etse, veya onun icin bir adim yuruse, Allah onu kiyamette Peygamberler ve Resullerle emin olarak hasr eder ve buna karsilik kendisine, Allah yolunda oldurulmus yetmis sehit sevabi verilir.

Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)

 

15. Bir kimse, bir ihtiyaci uzerine bir mu'mine yardim etse, Allah ona yetmis uc rahmet verir. Bunun biri dunyasinin islahina kafi gelir. Geri kalan yetmis ikisi ona Cennetteki dereceleri icin saklanir.

Ravi: Hz. Ibni Said (r.a.)

  

16. Bir kimsenin ayaklari Allah yolunda tozlanirsa, Allah ona Cehennemi haram kilar.

Ravi: Hz. Ebu Abs (r.a.)

 

17. Bir kimse din kardesini giybet eder ve sonra ona magfiret dilerse bu ona kefaret olur.

Ravi: Hz. Sehl Ibni Saad (r.a.)

 

18. Bir kimse fakirlere ve ehli hacete kapisini kaparsa, Allah da onun fakirlik ve ihtiyacina gok kapisini kapar.

Ravi: Hz. Ebu Meryem (r.a.)

 

19. Bir kimse Cuma gunu gusl ederse, Allah onu gunahlarindan cikarir ve ona denir ki: "Ameline yeniden basla."

Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)

 

20. Bir kimsenin yaninda din kardesi giybet edilir de, yardima muktedirken ona yardim etmezse, Allah o kimseyi dunya ve ahirette hor eder.

Ravi: Hz. Enes (r.a.)

21. Bir kimse hacet ehlinin, fakirin ve miskinlerin uzerine kapisini kaparsa, Allah onun fakirligi, haceti, yoksullugu ve meskeneti durumundaki sikayeti sirasinda kendisine gok kapilarini kapatir.

Ravi: Hz. Amr Ibni Murre (r.a.)

 

22. Kime ki ilimsiz bir fetva verilirse, onun gunahi ona fetva verenedir. Kim bir kardesine bilerek yanlis akil vermisse ona hiyanet etmis olur.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

23. Kim halka ilmi olmaksizin fetva verirse, yerin gogun melekleri ona lanet eder.

Ravi: Hz. Ali (r.a.)

 

24. Bir kimse, pisman olan kimsenin alis verisini fesh ederse, Allah kiyamet gununde o kimsenin sucunu bagislar.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

25. Bir kimse musluman olup da musriklerin yaninda kalirsa ondan zimmet sakit alir. (Kani, mali taarruza ugrarsa musluman devletten yardim isteyemez)

Ravi: Hz. Cerir (r.a.)

 

26. Kim olumunden sonra geriye kirk hadis birakirsa, o kimse Cennette Benim refikimdir.

Ravi: Hz. Cabir Ibni Semure (r.a.)

 

27. Kim ozursuz olarak uc Cuma'yi terk ederse munafiklardan yazilir.(Kasit ameli nifaktir)

Ravi: Hz. Usame (r.a.)

 

28. Kim zaruret olmaksizin arka arkaya uc Cuma'yi terk ederse, Allah onun kalbini muhurler.

Ravi: Hz. Ebu Katade (r.a.)

 

29. Kim (Allah'tan baska) bir seye tutunursa, kendisi ona birakilir. (Tedavi hususunda)

Ravi: Hz. Abdullah Ibni Ukeym (r.a.)

 

30. Kim kendine fayda veren sadece iki hadis bile ogrenir, onlari baskasina da ogretir ve onlardan faydalanirsa, bu kendisi icin altmis yillik ibadetten hayirli olur.

Ravi: Hz. Bera (r.a.)

  

31. Kim, insanlarin kalbini kendine esir etmek icin, cesitli konusma tarzlarini ogrenirse, kiyamet gununde Allah onun ne tevbesini, ne de ibadetini kabul eder.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

32. Kim, Allah'tan baskasi icin, Allah'tan baskasini kast ederek bir ilim ogrenirse Cehennemdeki yerine hazirlansin.

Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)

 

33. Kim, alimlere karsi ovunmek yahut sefihlerle mucadele etmek veya insanlarin teveccuhunu uzerine cekmek icin ilim ogrenirse, Allah onu Cehenneme dahil eder.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

34. Kim amel etsin veya etmesin bir ilim nev'i ogrenirse, bu bin rek'at namazdan efdal olur. Eger bununla amel eder veya baskasina ogretirse hem bunun sevabini alir, hem de kiyamet gunune kadar onunla amel edenlerin sevabini alir.

Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)

 

35. Kim gencliginde Kur'an ogrenirse Kur'an onun etine ve kanina karisir. Kim de yasliliginda tekrar ede ede zorluk cekerek onu ogrenirse o kimseye iki defa ecir vardir.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

  

36. Kim ummetime, helalini ve haramini bilsin diye, Allah'in rizasini umarak, kirk hadis ogretirse, Allah kiyamet gununde onu alim olarak hasreder.

Ravi: Hz. Ali (r.a.)

 

37. Kim, insanlarla fasih konusmus olmak icin guzel soz ogrenirse, Cennetin kokusunu koklayamaz. Halbuki onun kokusu bes yuz yillik yoldan duyulur.

Ravi: Hz. Ebu Said (r.a.)

 

38. Kim ilimden bir harf ogrenirse Allah onu elbette affeder. Kim Allah yolunda bir dost edinirse, Allah onu affeder. Kim abdestli uyursa Allah onu affeder. Kim kardesinin yuzune sefkatle bakarsa, Allah onu affeder. Kim "Bismillah" diyerek bir ise baslarsa, Allah onu da affeder.

Ravi: Hz. Ali (r.a.)

 

39. Kim abdest alinan ve icilen bir su kenarina def'i hacet yaparsa, Allah'in, meleklerin ve butun insanlarin laneti onun uzerinedir.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

40. Kim dunyada "kader" mevzuunda konusursa, kiyamet gununde ondan suale cekilir. Eger hata etmisse helak olur. Kim de konusmazsa kiyamet gununde ondan suale cekilmez.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

Kaynak: "Ramuz El E-Hadis" Kitabidir.

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

5 Hadis...

29/6/2009 -Kategori: Hadis


 

1. Fitne gelir, kullari firtina gibi savurur. Bunun icerisinden alim, ancak ilmiyle kendini kurtarir.

Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

 

2. Adil kadi kiyamet gunu hesaba getirilir. Hesabin siddeti ile karsilasinca: "Keske iki kisi arasinda bir hurma icin bile karar vermemis olsaydim" der.

Ravi: Hz. Ali (r.a.)

 

3. Kabir ahiret menzillerinden ilk menzildir. Kim ki kabirde isi kurtardi, arkasi iyidir. Kim ki isi kurtaramadi, arkasi da cetindir.

Ravi: Hz. Osman (r.a.)

 

4. Kur'an yedi vecih uzerine nazil oldu. Hangisini okursaniz, isabet edersiniz. Kur'an uzerine munakasa etmeyin. Cunku o munakasa kufurdur.

Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)

 

5. Kalpler, Allah'in parmaklarindan ikisi arasindadir. Istedigi gibi cevirir.

Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)

 

Kaynak: "Ramuz El E-Hadis" Kitabidir

.


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bir Hadis - Bir Ayet ve açiklama-Bir Dörtlük

10/7/2008 -Kategori: Hadis

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Bir Hadis

Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir adam gelerek: "Ey ALLAH'ın Resülü!
Bana (dini) öğret ve fakat çok özlü olsun!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Namazına kalktığın vakit (dünyaya) veda edenin (namazı gibi) namaz kıl.
Sonradan (pişman olup) özür dileyeceğin söz söyleme. İnsanların elinde
bulunan (dünyalık şeylerden) ümidini kesmeye azmet!" buyurdular.
(Kütüb-i Sitte, 7232)


Bir Ayet ve açiklama

“ALLAH’a çağıran, salih amelde bulunan ve: “Gerçekten ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir? (Fussilet Suresi, 33)

İnsanların yaratılış amacı, ALLAH'a iman etmek ve yalnızca O'na kulluk etmektir. Bütün insanlar yaşamları boyunca bir imtihandan geçirilirler. ALLAH sonsuz adalet sahibidir ve elçileri ve kitapları yoluyla insanlara bu sorumluluklarını bildirir. Yaşamının asıl amacından haberdar olan her insan da bu gerçeği başka insanlara aktarmakla yükümlüdür. Bunu, hayatı boyunca, gerek sözleriyle, gerek davranışlarıyla, gerekse de bu amaçla yaptığı çalışmalarla yerine getiren kişi, “ALLAH'a çağırmış” olur. Yüce ALLAH bu ayette, ALLAH'ın rızasını kazanabilmeyi tüm samimiyetleriyle umut eden, sadece O'nu hoşnut etmek için salih amellerde bulunan kullarını övmektedir.

ALLAH bu ayetiyle bizlere güzel sözü de tarif etmektedir. Güzel söz, insanları ALLAH'a çağıran, Kuran'a uymaya davet eden sözdür.

ALLAH'ın dinini anlatmak, Kuran ile öğüt vermek, iyiliği emredip kötülükten men etmek, ALLAH'ın ayetlerini hatırlatmak; bunların hepsi birer çağrıdır ve bir insana söylenebilecek en hayırlı, en güzel sözlerdir. Müminlerin insanları Kuran ahlakına yönelten bu sözlerinin tek bir hedefi vardır; ALLAH'ı razı etmek ve karşıdaki kişinin de ALLAH'ın razı olacağı ahlakta bir insan olmasına vesile olmak... Hedef bu olunca ALLAH'ı zikretmek, güzel ahlakı anlatmak ve ahireti kazanmaya çağırmak gibi, kimi zaman kişiye eksik olduğu yönlerde öğüt vermek, Kuran ayetleri doğrultusunda hatalarını en güzel şekilde eleştirmek, korkup sakınmasını hatırlatmak da aynı şekilde güzel sözdür.

 

Bir Dörtlük

Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır!
Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır!
Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca!
En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır!

alıntı...

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ACIdaki Hikmet...

10/7/2008

Verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allah’ım!

 

“Gün gelecek Allah’a bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğimi biliyorum” demişti bir arkadaşım. Belki de hayatının en zor günlerini yaşıyordu. Zorlukların insana ne kadar büyük dersler verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. Bir acının öğrettiğini bin kahkahanın öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda.

 

Aradan iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı çıktığını gördük. O günlerin acı görünen olaylarının, kendisine ne kadar büyük kapılar açtığını gördükçe verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allah’ım! demeye başladı.

 

Gündüzleri fırsat buldukça bir araya geldiğimiz arkadaşıma o günlerde aşağıdaki hikayeyi yollamıştım.

 

* * * * * * *

 

Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı.

 

Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi;

 

“Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi.

 

Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu!

 

Kekeleyerek: “Nasıl? Anlayamadım?” diyebildi yaşlı kadın.

 

“Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp:

 

“Yeter! Lütfen dur artık!” diye bağırmak zorunda kaldım.

Ama usta sadece gülümsedi ve; “Daha değil!” diye cevapladı beni.

“Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:

“Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!”

Ama usta bana bakıp gülümsüyordu:

 

“Henüz değil!”

 

“Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek”

Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:

“Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!”

“Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve “Daha değil!” diyordu.

 

“Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi.

 

“Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.

 

“Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!” dedim. Onun cevabı ise aynıydı: “Henüz değil!”

 

“Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. “Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!” diye bağırdım.

 

Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. “Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!” diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine “Daha değil!” diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.

 

“Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi:

 

“Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?”

Ona “Evet” dedim.

 

Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve “Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.”

 

“Evet bu sensin!” dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.

 

Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin.

Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.

Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın.

Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı.

Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.

Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde.”

 

Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim:

 

“Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet!

 Bana zarar vereceğini düşündüm.

Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim.

Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum.

Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim…

Teşekkür ederim.”        

 

* * * * * *

Usta fincanı, Yaratıcı insanı şekillendirir.

Yeter ki acı da ki hikmeti görelim.

Kahrın da hoş, lûtfun da hoş demesini bir öğrenebilsek…

 

Sait ÇAMLICA


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Gül Bahçesi

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Namaz Vakitleri

Bağlantılarım

Kur'an Hatim Programı

YA ALLAH (cc) YA MUHAMMED (s.a.v)

Image Hosted by ImageShack.us

Diyanet Meali
Elmalılı Y. M.
Yaşar Nuri M.


Free Hit Counter

Designed by In Obscuro